yeşil ve daha

yaşanabilir kılmak

Avrupa kentlerini daha

Aşağıya Kaydır

Avrupalı Yeşil Kentler

Kentleşme ve sürdürülebilirliğin son (birkaç) on yılın en sıcak konularından ikisi olduğu konusunda muhtemelen herkes hemfikir olacaktır. İnsanlar kırsal kesimden kentlere doğru hareket ediyor ve bu da genel olarak bu yerlerde barınma ve yaşam kalitesi açısından zorluklara yol açıyor. Bu "yaşanabilirlik" sıklıkla (kısmen) bir mahallenin ne kadar "yeşil" olduğu ve büyük parklara ya da ormana yakınlığı ile belirlenir.


Bu kentlerin tam olarak ne yaptıklarını (ve bunu nasıl yaptıklarını) görmek için bu hareketin arkasındaki vakfa ve Avrupa'da bu platform, girişimleri ve gelecekleri hakkında konuşmaktan gurur duyan birkaç temsilciye ulaştık.

 

Avrupa'nın kentleri giderek daha fazla yeşil olmaya odaklanıyor. Sokaklara bitki ve ağaçlar ekleyerek tam anlamıyla "yeşil" olmak. Bunun nedenini anlamak zor değil: Nüfus arttıkça yeşilin miktarı daha önemli hale geliyor; kamusal yeşil alanlar bu kentlerdeki biyolojik çeşitlilik ve yaşanabilirlik üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Bu nedenle, kamusal alanlarda yeşili teşvik etmek amacıyla Green Cities (for a Sustainable Europe) (Sürdürülebilir Avrupa için Yeşil Kentler) platformu kuruldu.

 

Leeuwarden

Budapest

Warsaw

Aarhus

Grenoble

iVerde 'Green Cities/ENA' 

“Girişim Avrupa Birliği tarafından destekleniyor ve birkaç temaya odaklanıyor: sağlık, iklim, ekonomi, biyolojik çeşitlilik ve sosyal uyum.”


iVerde 'Green Cities/ENA' 

Leeuwarden

Grenoble

Budapest

Warsaw

Aarhus

Green Cities kampanyası Avrupa çapında on üç kentte yürütülüyor. Temel odak noktası, bilimsel araştırma ve teknik uzmanlığa dayalı bilgilerle yenilikçi fikirler sunarak bu kentlerdeki kamusal alanların yeşillendirilmesini teşvik etmek için (yeni) çözümler aramaya devam etmektir. Çevremizde ağaç ve bitkilerin olmasının bizi daha mutlu ve sağlıklı kılması elbette çok şaşırtıcı değil, ancak kentleri yeşillendirmek aynı zamanda mahallelerdeki biyolojik çeşitlilik ve gayrimenkullerin değerleri üzerinde de olumlu bir etki yaratır. 


Avrupa Birliği tarafından desteklenen bu girişim sağlık, iklim, ekonomi, biyoçeşitlilik ve sosyal kaynaşma gibi çeşitli temalara odaklanıyor. Hollanda'da Green Cities adı ilk olarak 2002’de Floriade Expo'da bu felsefenin tanıtılması sırasında ortaya çıktı. Bu, insanların çevremizi yeşillendirmenin katma değerine özellikle dikkatinin çekildiği ilk etkinlikti. Bundan yirmi yıl sonra, şu anda, meselenin yalnızca dış görünüş ile değil, aynı zamanda üretkenlik ve ruh sağlığımız üzerindeki etkiler gibi unsurlarla da ilgisi var. Brüksel'in (AB) Green Cities kampanyasını finansal olarak desteklemesinin nedenlerinden biri de budur; bu sayede bilgi birikimleri paylaşılabilecek.

Kentleşme ve sürdürülebilirliğin son (birkaç) on yılın en sıcak konularından ikisi olduğu konusunda muhtemelen herkes hemfikir olacaktır. İnsanlar kırsal kesimden kentlere doğru hareket ediyor ve bu da genel olarak bu yerlerde barınma ve yaşam kalitesi açısından zorluklara yol açıyor. Bu "yaşanabilirlik" sıklıkla (kısmen) bir mahallenin ne kadar "yeşil" olduğu ve büyük parklara ya da ormana yakınlığı ile belirlenir.

Avrupalı Yeşil Kentler


Bu kentlerin tam olarak ne yaptıklarını (ve bunu nasıl yaptıklarını) görmek için bu hareketin arkasındaki vakfa ve Avrupa'da bu platform, girişimleri ve gelecekleri hakkında konuşmaktan gurur duyan birkaç temsilciye ulaştık.

 

Avrupa'nın kentleri giderek daha fazla yeşil olmaya odaklanıyor. Sokaklara bitki ve ağaçlar ekleyerek tam anlamıyla "yeşil" olmak. Bunun nedenini anlamak zor değil: Nüfus arttıkça yeşilin miktarı daha önemli hale geliyor; kamusal yeşil alanlar bu kentlerdeki biyolojik çeşitlilik ve yaşanabilirlik üzerinde olumlu bir etkiye sahip. Bu nedenle, kamusal alanlarda yeşili teşvik etmek amacıyla Green Cities (for a Sustainable Europe) (Sürdürülebilir Avrupa için Yeşil Kentler) platformu kuruldu.

 

iVerde 'Green Cities/ENA' 

Avrupa kentlerini daha

yeşil ve daha

yaşanabilir kılmak